Bilim Sağlık Teknoloji Spor Doğa Tarih Kültür Arkeoloji
 
 Bülten üyeliği
Ara:  
Tr-abc: ö ç ı İ ğ ş Ş ü
Asansör
Buyurun,600.kattayız

Asansörler şimdi daha hızlı, daha güvenli ve daha akıllı...Sinir bozucu bekleyişlere, dolup taşan asansör kabinlerine ve penceresiz kafeslere artık son. Yeni nesil asansörler güzellikleri, başına buyruk işlevleri ve mükemmel teknik donanımlarıyla asansör yolculuklarını zevke dönüştürüyor.

Leipzig'deki bir villada bulunan bir ilk nesil asansör. İlk elektrikli asansör 1889'da New York'ta hizmete girdi.
İmparator Neron, 15. Louis ve Maria Theresa, asansöre hak ettiği değeri daha o dönemlerde vermişlerdi. Ancak asansör, altın çağını sanayi devrimiyle birlikte kentlerin geliştiği ve dev binaların yükseldiği dönemde yaşadı. Bu nedenle, dünya çapındaki gelişmesine Amerika'da başlamış olması bizi şaşırtmamalı. Asansör, modern ve seri anlamda önce New York'un bir banliyösü olan Yonkers'ta üretilmeye başladı.
Asansör olmasaydı, İstanbul gibi dev kentler de olmazdı. İnsanın yerleşik yaşama geçerken yararlandığı at arabalarının, lokomotiflerin ve otomobillerin yerini, büyük kentlerde şimdi asansörler alıyor. Abarttık mı dersiniz? Günümüzde, sadece New York'ta, her gün 54.000'in üzerinde asansör, yaklaşık 27 milyon yolculuk gerçekleştiriyor. Otis firması yetkilileri, ürettikleri asansörlerle dokuz günde rakamsal olarak bütün dünya nüfusunu taşıdıklarını belirtiyorlar.
Asansör, ilk ortaya çıktığında çok parlak bir fikir sayılıyordu. Ama, süreç içinde kötü ünler de kazandı. Artık yavaş, kullanışsız ve çok maliyetli olmasından yakınılıyor. Başlangıçta, kentlerde ve ekonomideki gelişime paralel olarak büyük ilgi görse de, artık kütlesel alan, zaman ve para kaybına yol açan kullanışsız bir taşıma aracına dönüştü.

Görmeye değer güzellikteki asansörler
1. Berlin'de Ludwig-Erhard Haus'un asansörü 2.Münih metro istasyonunun asansörü 3.Köln, Cinedom'daki panoramik asansör 4.ABD'de tamamen camdan kabinler
Bugüne kadar geliştirilen birçok asansör modelinde, asansör boşluğu, motor, kontrol mekanizması ve tahrik kasnağı, büyük bir alanı kapladığı için, önemli ölçüde yer kaybına neden oluyordu. Zaman zaman kullanılan çifte kabinler de konuya kökten bir çözüm getiremedi. New York'ta bulunan 412 metre yükseklikliğindeki Dünya Ticaret Merkezi'nin İkiz Kuleleri'nde, sadece asansör bölümleri, toplam bina alanının dörtte birini işgal ediyordu. Dünyanın her yerindeki yüksek binalar da hesaba katılırsa, kullanım alanı bağlamında ne kadar büyük kaybın söz konusu olduğu daha iyi anlaşılıyor.
Bir de, asansörlerin önünde bekleyen insanların kaybettikleri zamanı düşünün... Asansör bütün katları tek tek dolaşıyor. Bazen, asansöre girip düğmelerle oynayan haylaz yumurcaklar yüzünden görevini yerine getiremiyor. Bazen de, beklemekten sıkılıp merdivenlere yönelen insanların olduğu katlarda boş yere oyalanıyor. Kuşkusuz, bu durum ciddi bir zaman kaybı yaratıyor. Asansör kullanan kişiler üzerinde yapılan psikolojik testler, bekleme sırasında duyulan sabırsızlığın ilk yarım dakikadan itibaren başladığını gösterdi.
Artık bunlara son! Sanayi, geleneksel asansörleri emekliye ayırmak için büyük bir çaba içinde... Asansör boşluğunda dengeleyici ağırlık (asansörün maksimum toplam ağırlığının yarısı değerinde) aşağıya doğru düşerken, kabini kalın halatlarla yukarıya çeken penceresiz sistemin modası artık geçti. Gelecek bize, daha hızlı, daha sessiz, daha konforlu ve aynı boşlukta birkaç tanesinin birlikte hareket ettiği yeni nesil bir yüksek teknoloji ürünü hazırlıyor. Ayrıca, bu asansörlerin üretimi daha az sabit sermaye ve insan gücü gerektirecek.
Topluma yansımasa da, asansör boşluğunda doğrudan görülmeyen birçok devrim gerçekleşti. Değişiklikler önce, asansör boşluğunun üst kısmında yer alan makine dairesinde yaşandı. Burada, taşıma halatını hareket ettiren gürültülü bir motor ve tahrik kasnağı yer alıyor. Yeni asansörlerde motor o kadar küçüldü ki, artık özel bir alana ihtiyaç duymuyor. 54x60x46 santimetre büyüklüğünde bir güç paketine dönüştürüldü ve asansör boşluğunun üst kısmına, göze çarpmayacak bir şekilde yerleştirildi. 1 tonluk yükü, saat mekanizması kadar hassas hareket ederek taşıyan Schindler firmasının ürettiği manyetik bant işletimli asansör, bunun için iyi bir örnek...
Sadece makine dairesi değil, yaşlanan "çelik halat" da müzeye kaldırılabilecek duruma geldi. Çünkü gerektiğinden fazla ağır olması, yarattığı gürültü, aşınma payının yüksek oluşu ve çok yağ tüketmesi yüzünden artık pratik sayılmıyor. Ayrıca, en fazla 500-600 metre uzunlukta olabildiği için gökdelenlerde de kullanılamıyor. Halat, uzadıkça o kadar ağırlaşıyor ki, kendi ağırlığı nedeniyle bile kırılabiliyor. Ama insanlık, Hongkong'daki 1.128 metre yüksekliğindeki Bionic Tower'da (Biyonik Kule) olduğu gibi, sürekli göklere doğru yükselmek istediği için, mühendisler yeni çözümler üstünde düşünmeye başladılar.
Asansör üreticisi Otis firması, santimetrelerce kalınlıktaki çelik halatlar yerine, üç milimetre kalınlığa sahip, tahrik kasnağı üzerinde sessiz ve titreşimsiz hareket edebilen poliüretan kemerler geliştirdi. Üç santimetre kalınlığındaki kemerin taşıma (dokunma) yüzeyi geniş; o nedenle tahrik kasnağının çapının en fazla on santimetre olması gerekiyor. Oluşan sürtünme, taşıma halatlarının kaymasını önlemek için yeterli. 3,6 ton ağırlık çekebilen kuşağın içinde makarna çubuğu inceliğinde 12 tane çelik ip yer alıyor.

Asansör üretim firması Schindler, bunlardan bile kaçınarak ürettiği dünyanın ilk tamsentetik asansör halatında, 300.000 tek aramid ("aromatik polyamid"den türetilmiş bir terim) lifi kullandı. Bu madde, erime noktasının yüksek olması ve dayanıklı yapısı nedeniyle ateşe dayanıklı elbiselerin ve kurşun geçirmez yeleklerin yapımında da kullanılıyor. Çelik halatlara göre dört kat daha hafif aramid halatlar, aynı kapasitede yükü taşıyabiliyor. 1 metre uzunluğundaki aramid halatların 150 gram ağırlığa sahip olmasına karşın, 11 milimetre kalınlıkta ve aynı uzunluktaki çelikler yarım kiloya denk geliyor.
Aramid halatlar, asansör tesisatında devrim yarattı: Can sıkıcı ağırlıktan kurtulan bütün sistem (motor,tahrik kasnağı, halat, denge ağırlığı) bir zayıflama kürüne tabi tutularak, artık aynı kapasiteyle yüzde 60 oranında daha çok yolcu veya yük taşıyabiliyor. Asansörler, plastik çekme halatları kullanılarak, gelecekte 2.400 metre yüksekliğe ulaşabilecek. Günümüzde dünyanın en yüksek kulesi olan Toronto'daki CN Tower, 553 metre. Yeni, yüksek teknoloji ürünü halat, en küçük bir hasarı bile hissedebiliyor. İçine işlenen karbon lifleri, hasarı algılayarak elde ettiği bulguları, asansörü hemen bir sonraki acil duruş konumuna getirip kapıları açan kumanda tertibatına iletiyor.
Yüksek binalarda yolculuğun çok uzun sürmemesi için, kabinin tam bir mermi gibi hareket etmesi gerekiyor. Gökdelenler gibi dev yapıların artmasıyla "hızlı" ve "süper hızlı" asansörler giderek daha çok önem kazanacak. Yokohoma’da bulunan Landmark Tower'daki (296 metre) dünyanın en hızlı asansörü, saatte 45 kilometre hız yapıyor. Finli asansör üreticisi Kone tarafından 500 metrelik binalar için tasarla-nan yeni asansör modeli "Alta"nın hızının saatte 61 kilometreye ulaşması hedefleniyor. Yüksek hızlarda, asansör boşluğunda büyük bir hava kütlesi harekete geçiyor ve gürültülü bir rüzgâr sesine yol açıyor. Hava direncini düşürebilmek için, kabinlerin, Formula-1 yarış otolarında olduğu şekilde kaplanması gerekiyor. Hatta, yüksek yolculuklar için, tıpkı bir basınç kabini gibi donatılıyor. Chicago’daki Sears Tower'daki (443 metre) asansör yolcularının kulak zarları görevlerini yerine getirememişler. Bu nedenle üreticiler, daha beklerken büyük yüksekliklerdeki basınç ortamına uyum sağlayan savaklar üzerinde çalışıyorlar.

Asansörler sık sık binaların dış kısmına yerleştiriliyor. Manzaralı asansörler hem yer tasarrufu sağlıyor, hem de yolcudaki "kafese kapatılmışlık" duygusunu ortadan kaldırarak kent manzarasının tadını çıkarması sağlanıyor. Ama, yükseklik korkusu olanlar için aynı şey söz konusu değil...
Halatlar, uzak gelecekte tamamen kalkacaklar listesinde yer alıyor. Bütün asansör üreticileri, denge ağırlığı ve halatlardan kurtulmak istiyorlar. Schindler firmasının halatsız asansör tasarımı "Mobile", şu sıralarda yolda. Dört sürtünme çarkı, 13 ton gibi büyük bir güçle kenarlarda bulunan alüminyum raylara pres yaparak yukarıya doğru hareket ediyor. Ama bu sistemle, sadece 20 metre ya da yedi kat yüksekliğe ulaşılabiliyor.
Özellikle, Japon proje geliştirme takımı, nesiller boyunca milyonlarca insanın hayatının asılı olduğu bu ipleri bir an önce kesmek istiyorlar. Binalar hızla gökyüzüne doğru yükseldikçe, halatların ortadan kalkması gerekiyor. Çünkü hafif olan aramid ipler bile yer kaplıyorlar. Bu nedenle Japonlar, ağa ve çifte zemine sahip olmayan, serbest hareket eden asansörler üstünde çalışıyorlar. Anahtar sözcükler "halatsız doğrudan işletim sistemine sahip asansör teknolojisi"... Sirklerde görülebilecek nitelikteki bu sistem, Almanya'daki süpertren Transrapid'de olduğu gibi manyetik askı (hareket) ilkesine göre işleyecek. Bu sistemde kabin, hiçbir yere temas etmeden raylar, yani birbirini iten aynı kutuptaki iki mıknatısın oluşturduğu manyetik yataklar üzerinde yürüyor. İşletimi lineer bir motor sağlıyor: Bu, dairesel hareket yerine lineer hareket sağlayan bir elektromotor. Japon ortak şirketi Fujitech, halatsız, lineer motor işletimli asansörle, dünya çapında ilk kez yumuşak ve dengeli bir sürüş sağladı. Halatlar kaldırıldığı zaman tutan bir şey de kalmayacağı için, asansör boşluğuna birden fazla kabin yerleştirilebilir. Böylece bina alanı daha yararlı kullanılabilecek.

Düsseldorf'ta bulunan Astron Oteli'nin aşağıdan görüntüsü. Otelin tavanında bulunan dev bir ayna, giriş salonunun görüntüsünü yansıtıyor.
Yakın gelecekte, çalışanların, işyerinden uzaktaki park yerinden bir araçla alınması ve 90 saniye içinde, hiçbir araca ihtiyaç duymadan 50. kattaki bürosuna kadar ulaştırılması hedefleniyor. Otis firmasının geliştirdiği "Oyssee Sistemi" buna bir örnek. Burada asansör kabini, hem yatay hem de dikey hareket edebiliyor. Yatay hareketi sırasında bir manyetik askı sistemi üzerinde kayarken, dikey hareketi sırasında geleneksel asansöre dönüşüyor. Sistemde kabin değil, sadece içine yerleştiği karkas (çerçeve) halatlara asılı. İstenilen kata gelindiğinde kabin, karkasın içinden çıkıyor ve hedefe ya da başka bir karkasa doğru yeniden yatay hareket etmeye başlıyor. Neredeyse bütün asansör firmalarının, 600 metrelik gökdelenin yapılacağı bir X günü için raflarında sakladıkları ilginç tasarımları var.
Geleceğin asansörleri hem daha kullanışlı hem de daha akıllı olacak. Akıllıca bir yönlendirmeyle, 12 asansörden 3 veya 4'ü tasarruf edilebilir; aynı zamanda bekleme süresi de kısalabilir. Bunun için, elektronik kontrol sisteminin, hangi insanların, hangi gün, hangi katlara çıktığı konusunda sürekli bilgi toplaması gerekiyor. Bu verilerden yola çıkarak, kabinleri ayrı ayrı en iyi şekilde yönlendirebilmek amacıyla yüzlerce matematiksel model geliştiriyor. En gerçekçi model, asansörün çalışma sistemini belirliyor. En çok insanın hangi katta beklediğini anlayabilmek için, katlara ısı alıcıları yerleştiriliyor.
Burada en önemli nokta, asansörlerin "yolcu tanımlaması" yapabilir bir teknolojiyle donatılması. Sistem yolcuyu, daha salona girer girmez tanımladıktan sonra, gitmek istediği kata çıkacak bir kabini hemen hazır tutabilir. Bu yöndeki ilk adımı Schindler attı. Asansörü çağırma düğmesinin olduğu yere bir tür telefon mekanizması yerleştirdi. Böylelikle kontrol sistemi, yolcu daha asansöre binmeden hangi kata çıkacağını öğreniyor ve aynı kata çıkacak yolcular için ortak bir kabin belirliyor. Kuşkusuz, daha bina girişinde kimlik kartları okutulurken yolcunun uygun asansöre yönlendirilmesi daha da pratik. Schindler, bu nitelikteki bir sistemi pazara sürmeye hazırlanıyor.

Giriş yap
Kullanıcı adı:
Şifre:
Üye olmak için tıklayınız ↓

BİLİM İNSANLARI
Atomik kuvvet mikroskobu Subscribers Only
HI-TECH
Esnek gelecek Subscribers Only
PRİZMA
Formula-1 tekniğine sahip keklikler
SORU-CEVAP
Çürüyen meyve neden kahverengiye dönüşür?
X DOSYALAR
Bütün dosyalar