Bilim Sağlık Teknoloji Spor Doğa Tarih Kültür Arkeoloji
 
 Bülten üyeliği
Ara:  
Tr-abc: ö ç ı İ ğ ş Ş ü
Spor-teknoloji
Teknoloji icat oldu mertlik bozuldu

Spor karşılaşmaları sonucunda kazanılan madalyalar ve elde edilen rekorlar, ne yazık ki gerçeğin sadece bir bölümünü yansıtıyor.

26 Haziran 2002, Çarşamba. Türkiye ile Brezilya, dünya şampiyonluğuna giden yolda kritik bir futbol maçı oynuyor. Dünyadaki bütün Türkler ayakta. Maç o kadar hareketli ve sürprizli ki, sık sık ya nefesimizi tutuyor ya da derin nefes alıyoruz. Oyun, sadece 48 yıldır o anı bekleyen Türkiye için değil, bütün dünya için tam bir futbol ziyafetiydi. Defalarca dünya şampiyonu olmuş Brezilya'nın oyuncularındaki gerginliğe karşın, oyuncularımız oldukça hırslı ve rahattı.

Ancak bazı anlarda bu, bizim için acı bir dezavantaja dönüşüyordu. Rakip alanlarda hücuma çıktığımız anlarda Ergün, Emre, Fatih Akyel, Brezilya ile değil de, sanki sıradan bir takımla oynuyormuşçasına riskli hareketler yaparak topu kaybediyorlardı. Maçın skorunu belirleyen gol de işte böyle bir pozisyonda geldi. Ronaldo bir boşluğu değerlendirerek, hiç beklenmedik bir şekilde 3 oyuncumuz arasından topu ağlara gönderdi. Halbuki maçın yıldızı Rüştü, çok daha zor 6 gol pozisyonunu kurtarmış, ama bu pozisyonda bir şey yapamamıştı. Ancak maç sonrası bütün dünya basını aynı konuda birleşmişti: "Türkiye-Brezilya karşılaşması şampiyonanın en kaliteli ve en zevkli maçıydı."

"Top yuvarlaktır" deyişiyle futbolun temelde bir şans oyunu olduğu kabul edilse de artık öyle vuruşlara tanık oluyoruz ki, tek başına maçın skorunu belirleyecek kadar keskin ve şık; kalecilere korkulu rüya, izleyicilere de tam bir eğlence ve heyecan yaşatacak nitelikte. Bu zevkli oyunlar için sadece sporculara değil, bilim adamlarına da teşekkür borçluyuz.

Araştırmacılar, yıllarca sürdürdükleri titiz ve hassas çalışmalarla futbolcuların malzemelerini o kadar geliştirdiler ki, artık "mucize toplar" ve "büyülü ayakkabılar"dan söz ediliyor.
2002 yılı Dünya Şampiyonası için üretilen futbol topu, tek başına, dış görüntüsüyle bile alışılmış çerçevenin dışındaydı. Kırmızı, gri ve metalik altın rengi deseniyle güzel bir tasarım sergiliyordu. Ama asıl devrim, topun içinde gerçekleştirilmişti: Mucize topun deri ve çok ince bir sentetik tabakadan hazırlanan dış kaplamasının altında, eşit büyüklükte mikro hücrelerden oluşan bir köpük tabaka bulunuyor.

Bu mikro hücrelerin içi eşit miktarlarda gazla doldurulmuş, oldukça esnek ve çok dayanıklı bir yapıya sahip. Bugüne kadar kullanılan ve doğrudan meşinin altına yapıştırılmış polietilen köpük tabakasına göre çok daha avantajlı. Mikro hücreler, vuruş enerjisini topa daha homojen dağıtıyor, böylece güzel bir vuruş için daha az enerji gerekiyor. Bunun sonucunda top çok daha hassas tepki veriyor ve sert vuruşlarda daha yüksek uçma hızına kavuşuyor.

Bu mucize topa vurmak için yine, yüksek teknolojinin katkılarıyla geliştirilen özel ayakkabılar kullanılıyor. "Büyülü ayakkabılar"la yapılan her vuruşta, top tam tamına hesaplanabilir bir süzülme yolu izliyor.

Araştırmacılar, laboratuvarda, yürüyen bant üstünde test mankenlerine deneme vuruşu yaptırıyorlar. Örneğin, Adidas laboratuvarında, golcü robot, yeni "Predator Mania"yı deniyor. Bu ayakkabı, bilim adamlarının, "bir kramponun topa en yüksek falsoyu verebilmesi için nasıl tasarlanması gerekiyor?" sorusuna yanıt ararken yaptıkları binlerce denemenin sonucunda ortaya çıkmış. Falso, özellikle, serbest vuruş gibi duran toplarda çok önemli. Oyuncu, topu, ayağının iç ya da dış kısmıyla falso vererek havalandırdığında, top havada bir kavis çiziyor ve karşı takımın oluşturduğu barajı yandan aşarak kaleye girme şansını yakalıyor.

Falso, topa dönme hareketinin verilmesiyle meydana geliyor. Bu dönme, topu çevreleyen hava akımını topun bir tarafında hızlandıracak şekilde, diğer taraftaki hava parçacıklarını çekip götürüyor. Bu noktada, topu, izlemekte olduğu yoldan çekip alan bir alçak basınç oluşuyor. Top kendi ekseni etrafında ne kadar hızlı dönerse, falso o derece büyük, uçuş çizgisi kavisli ve rakibin şaşkınlığı da büyük oluyor.

Bugüne kadar üretilen diğer kramponlar da, topa yüksek dönme hareketini verebilen oluklu lastik elementlerle donatılmıştı. "Predator Mania"da bu özellik daha da mükemmelleştirildi. Yeni kramponlar sayesinde, saniyede 6 olan dönüş sayısı saniyede 11'e ulaştı."Büyülü ayakkabılar"da başka teknolojiler de gizli. Ayakkabının yumuşak plastikten hazırlanan yüzü, "exoskelett" adı verilen bir tür çok ince sert plastik tabaka ile kaplanmış. Bu tabaka, ayakkabıyı daha dengeli ve sağlam kılıyor. Tabanda farklı bir element sıralamasına gidilmiş. Alışılmışın dışında olan, çok hafif magnezyum uzantılara sahip olan orta pençe: Dengeyi etkileyen her konumda yere saplanarak dengeyi koruyor.

Nike da, esnek bir taban sistemi geliştirerek, buna benzer kaymayı önleyici bir etkiye ulaşmış. "Mercurial Vapor" adlı yeni kramponlarda, birkaç saniye içinde değiştirilebilir bir taban sistemi var. Sentetik ayakkabı yüzü o kadar inceltilmiş ki, ayak ile top arasında kalan mesafe sadece 3 milimetre.

Nike'ın elde ettiği sonuçlara göre, top bu şekilde daha iyi hissediliyor ve kontrollü yönlendiriliyor. "Mercurial Vapor", 196 gramlık ağırlığı ile şimdiye kadar geliştirilen en hafif birkaç futbol ayakkabısından biri. Üç yıllık bir araştırma sonucunda Dünya Şampiyonası için özel olarak geliştirildi ve 2.000 saat boyunca 200'den fazla oyuncu tarafından test edildi.
Puma'nın hedefi ise, yüksek teknolojiyle donatılmış, olabildiğince kişiye özgü bir ayakkabı geliştirmekti. Araştırmacılar hedeflerine çok hafif ve oldukça dirençli karbon lifi ve cam elyaf kullanarak ulaştılar. Bu malzemelerle, anatomik olarak şekillendirilmiş ve değişebilir iki tane iç taban geliştirilmiş. Oyuncu sert zeminde darbe emici tabanı, yumuşak zeminde de, ayağa daha yüksek denge sağlayan diğer tabanı kullanabiliyor. Puma'nın geliştirdiği bu kramponlar, "Cellerator shudoh" adını taşıyor. "Shudoh", "Futbolda usta olmaya giden yol" anlamına geliyor.

Kuşkusuz, karşılaşmalarda sonucu etkileyen diğer etmenlerden biri de iklim ve hava koşulları. Nem ve sıcaklığa karşı donanımlı olabilmek için, bazı takımlar, "cool-motion-teknolojisi"ne sahip formalar giyiyorlar. Bu buluş, bugüne kadar kullanılan formalardakinden farklı olarak "iki-katlı konsept"e dayanıyor. Forma ve şortta bulunan iç astar havayı geçiren polyester mikro liflerden, dış kat ise pamuklu kumaştan oluşuyor. Bu sistem, bir baca gibi işliyor. Oyuncu yürüdüğü zaman, iki tabaka arasında giysinin alttaki havalandırma açıklığından hava giriyor. Burada ısınıyor ve alttan yeni hava girerken, içeride ısınan hava yukarıdaki açıklıktan uçup gidiyor. Bu sistem vücut sıcaklığını düzenliyor, nemi dağıtıyor.




Giriş yap
Kullanıcı adı:
Şifre:
Üye olmak için tıklayınız ↓

Giriş yap
Kullanıcı adı:
Şifre:
Üye olmak için tıklayınız ↓

BİLİM İNSANLARI
Atomik kuvvet mikroskobu Subscribers Only
HI-TECH
Esnek gelecek Subscribers Only
PRİZMA
Formula-1 tekniğine sahip keklikler
SORU-CEVAP
Çürüyen meyve neden kahverengiye dönüşür?
X DOSYALAR
Bütün dosyalar