Bilim Sağlık Teknoloji Spor Doğa Tarih Kültür Arkeoloji
 
 Bülten üyeliği
Ara:  
Tr-abc: ö ç ı İ ğ ş Ş ü
Mercan
Mercanlar hasta

Mercan setleri... Denizlerin ciğerleri sayılan bu oluşum, poliplerle yosunların birlikte kurdukları bir topluluk. Ancak son yıllarda ciddi tehlikelerle karşı karşıya bulunuyorlar. Ve hızla tükeniyorlar.

Bitkilere benzeyen hayvanlar, hayvan gibi davranan bitkiler. Suyun altında farklılık, çoğu zaman bir anlam ifade etmiyor.
İlk bakışta bitkiye benziyorlar. Aslında, hayvan türünün bir örneğini oluşturuyorlar. Boyları bir santimetreden fazla değil, ama yan yana geldiklerinde, adaların ve kıta sahillerinin çevresinde binlerce kilometrelik bir alanı kaplıyorlar. Onlar mercan setleri. Mercan polip ailesinin bir üyesi. En yakın akrabaları ise, denizanaları ve denizlaleleri. Jelatinli organizmalar sınıfından olan mercanlar, sadece suyun içinde varlıklarını sürdürebiliyorlar. Jelatinli organizma olmalarına karşın, bir kaya kadar sertler. Bu da, mercanların işlenip, çeşitli hediyelik eşya ve kolye yapımına olanak veriyor.
İlk bakışta çok karmaşık görünmelerine karşın, mercanlar oldukça basit organizmalar. Bir mercan hayvanı, polip adı verilen alt ucundan bir yüzeye bağlı, içi boş ve silindir biçimindeki yapıdan oluşuyor. Serbest uçta yer alan ağız, dokunaçlarla çevrili. Besin toplama işlevi gören bu dokunaçlar, bir ölçüde uzanabilen ve avlarını felce uğratan yakıcı kapsüllerle donatılmış bulunuyor.
Mercanlar, dünya ekosisteminin en karmaşık ve en zengin beslenme damarlarını oluşturuyorlar. Tuzlu sularda yaşayan balıkların yaklaşık üçte biri, mercan artıklarıyla besleniyor. Buna karşın, yeryüzü denizlerinde mercanların kapsadığı alan hiç de o kadar geniş değil. Tüm mercanlar, yaklaşık 600 bin kilometrekarelik bir alana yayılıyor ki, bu Türkiye'nin yüzölçümünden daha düşük bir rakam. Vazgeçilmez ve olağanüstü özelliklere sahip bir ortam sunan mercan setleri, günümüzde ciddi bir tehlike ile karşı karşıya. Çünkü hızla hastalanıyorlar.

Avusturalya açıklarında ölmekte olan bir mercan seti.
Mercanlar, denizlerin diğer sakinlerine oranla büyük bir avantaja sahipler. Çünkü rahatça topluluk oluşturabiliyorlar. Mikroskobik yosunlarla bir arada yaşamayı başarıyorlar. Yosunlar, mercanların dokularında bulunan hücrelerle birleşerek, mercanlara sarımsı, kahverengi ya da yeşil renkleri veriyorlar. Eğer mikroskobik yosunlar olmasaydı, mercanlar saydam ve renksiz kalacaktı.
Mercandaki bir santimetre karede, yaklaşık beş milyon mikroskobik yosun bulunuyor. Bu yosunlar, fotosentez yoluyla mercan poliplerinden yayılan karbonik anhidriti, oksijene ve organik birleşimlere dönüştürüyorlar. Böylece mercanların beslenmesine hizmet ediyorlar.
Ancak mikroskobik yosunların rolü bu kadarla sınırlı değil. Mercan polipleri gerçekte birer omurgasız canlı. Yani başka bir deyişle, bu hayvanların iskeleti yok. Ama, yosunların yardımıyla buna da çözüm bulmuşlar. Yosunlar, mercanlara iskelet oluşturmaları için ana madde olan karbonik anhidriti sağlıyorlar. Bu asitli birleşim sayesinde, su, baz açısından zenginleşiyor ve böylece kalsiyum karbonatın oluşumu için elverişli koşullar doğuyor. Gerçekten de, özellikle mercan adalarının ve mercan setlerinin gelişmesini sağlayan taş mercanlarının iskeleti, hemen hemen tümüyle kalsiyum karbonattan meydana geliyor.

Bir denizlalesinin ağzı.
Mercan setlerinin oluşumu, eski tarihlere kadar uzanıyor. Büyük bir bölümünün 5.000 ile 10.000 yıl önce gerçekleştiği tahmin ediliyor. Tek tek mercanlar öldüğünde, kireç tabakası birikerek dev temeller kuruyor ve bunların üstünde de yeni mercan kolonileri oluşuyor. Mercanlar, üreme için iki yöntem kullanıyorlar. Birincisi olan döllenme, genellikle su içinde bazen de sindirim boşluğunda gerçekleşiyor. Planula adı verilen larvalar, birkaç günden birkaç haftaya uzayabilen bir süre yüzdükten sonra sert bir yüzeye yerleşerek polip biçimini alıyor. Bir başka üreme biçimi ise tomurcuklanma. Tomurcuk ana polipe bağlı kalıyor ve sürekli yeni tomurcukların eklenmesiyle yeni bir koloni ortaya çıkıyor. Yeni polipler oluştukça, altta kalan eski polipler ölüyor, ama iskeletleri koloniyi destekliyor.
Günümüzde mercan setleri, başlıca Akrep ve Yengeç dönenceleri arasında kalan sularda bulunuyor. Ama alanları her geçen gün küçülüyor. Bunun nedeni, sadece mercanın hediyelik eşya yapımında kullanması değil. Şimdi daha büyük bir tehdit söz konusu. 1980 yılından beri uzmanlar, mercan setlerinin renklerini yitirdiklerini vurguluyorlar. Bunun bir tek anlamı olabilir: Mikroskobik yosunlar mercanları terk ediyorlar. Peki neden? Olayı bir tek nedene bağlamak mümkün değil. Çünkü mercanların hepsi eşit değil ve her biri çevre koşullarından farklı biçimde etkileniyor. Gorgonacea takımının üyelerinden, tipik bir bitkiyi anımsatan yumuşak mercan ile gerçek bir iskeleti olmayan ve daha çok Akdeniz'de yaşayan kızıl mercan, diğerlerine oranla daha sağlam ve çevre koşullarına daha kolay uyum gösteriyor.
Bir başka neden ise deniz sularının ısınması. Mercan setleri, ağırlıklı olarak Madreporaria takımı adı altındaki taş mercanlarından oluşuyorlar. Bu mercanlar sadece tropikal denizlerle yetişiyor. Deniz suyu sıcaklığının 20-29 derece arasında olması ve deniz dibinde kayaların bulunması gerekiyor. Ama asıl zorunlu olan, deniz suyunun çok berrak ve temiz olması. Ancak ozon tabakasındaki deliğin büyümesiyle birlikte, güneş ışınları gezegenimizde daha fazla etkili oluyor ve deniz suyunun sıcaklığı artıyor. Ayrıca, genel çevre kirliliğine paralel olarak sular ne yazık ki eskisi kadar temiz değil. Kısacası elbirliğiyle, yeryüzünde birlikte yaşamın en mükemmel örneğini öldürmek üzereyiz. Çünkü, ekolojik dengenin bozulması sonucu yosunlar, mercan setlerini terk ediyorlar.

Giriş yap
Kullanıcı adı:
Şifre:
Üye olmak için tıklayınız ↓

BİLİM İNSANLARI
Atomik kuvvet mikroskobu Subscribers Only
HI-TECH
Esnek gelecek Subscribers Only
PRİZMA
Formula-1 tekniğine sahip keklikler
SORU-CEVAP
Çürüyen meyve neden kahverengiye dönüşür?
X DOSYALAR
Bütün dosyalar