Bilim Sağlık Teknoloji Spor Doğa Tarih Kültür Arkeoloji
 
 Bülten üyeliği
Ara:  
Tr-abc: ö ç ı İ ğ ş Ş ü
Kuram
Neye inanmalı?

Hemen her gün, birbiriyle çelişkili yeni bilimsel iddialarla karşılaşıyoruz. Kesinliği kanıtlanamayacak tahminlere ne derece güvenebiliriz? Bu soruyu yanıtlayabilmek için, Bayes Kuramı'na yeniden göz atmakta yarar var...

Kalp krizinden kaynaklanan ölümlerin oranını yarıya indiren yeni bir tedavinin bulunduğunu iddia eden tıbbi araştırmacılar; sanığın suçlu olup olmadığının belirlenmesinde DNA'ların kesinliğini savunan adli tıp uzmanları; hafta sonu havanın güzel olacağını söyleyen meteoroloji yetkilileri...
Her gün, yeni bilimsel gelişmelere dayanan iddia ve karşı iddiaların bombardımanı altındayız.

Elbette bunların pek çoğu gerçeklikten uzak, peki hangileri? Bazıları oldukça makul iddialar olduğu halde, bazıları da boşlukta kaybolup gidecek gibi görünüyorlar. Yeni bir tedavinin ölüm oranlarını gerçekten yarıya indirmesi oldukça zor karşılaşılabilen bir durum. Dolayısıyla, bu tür iddialara kuşkuyla yaklaşılması yerinde olur. Öte yandan, hava durumu tahminlerinin giderek daha güvenilir hale geldiği de bir gerçek.

Bize makul gelseler bile kesinliği kanıtlanamayacak tahminlere ne derece güvenebiliriz? Bu tahminlerin kararlarımızı etkilemelerine izin vermemiz doğru mu? Giderek bilimsel bilgi ışığında kararlar vermenin dayatıldığı günümüzde, bu soruların önemi sürekli artıyor.

Karmaşayı aydınlatabilecek yol, aslında 200 yılı aşkın bir süredir biliniyor; ancak, son dönemlerde çelişkili fikirler arasında kaybolmuş durumda. Bu, eldeki verileri olasılıklara çeviren matematiksel bir reçete: Bayes Kuramı...

Kısa bakış...
Bir kuramın ya da varsayımın test edilmesi için veriye ihtiyacımız var. Ancak, her veri de eşit derecede ikna edici değil. Örneğin, bir ilaç hastaların yüzde 80'nini iyileştiriyorsa, tabii ki yüzde 60'lık bir iyileştirme oranına göre daha geçerli bir kanıtımız var demektir. Ancak bu ne kadar ikna edici? Yanıt, 200 yıl önce İngiliz din adamı ve matematikçi Thomas Bayes tarafından ortaya konan matematiksel yöntemde gizli. Bayes Kuramı olarak bilinen yöntem, yeni kanıtlar ışığında eldeki sonuçların güncellenmesini sağlıyor. Bunun için, yeni bulgular göz önüne alınmadan önce varsayımla ilgili inanış belirleniyor. Bu ön "inanış" henüz herhangi bir araştırma yapılmadığından, bir tahminden ancak birkaç adım ileri gidiyor. Bu, Bayes Kuramı'nın bilimdışı, öznel olarak yorumlanmasının ve 1980'lere kadar bilim dünyasının dışında bırakılmasının da sebebi. Ancak, önsel olasılığa ilişkin kuşkuların ve sorunların yeni istatistikçiler tarafından aşılmasıyla, Bayes Kuramı, karmaşık verilerden bir sonuç çıkarmanın en güvenilir yöntemi olarak kabul görmeye başladı.
Bayes Kuramı, yıllarca süren bilimsel tartışmanın ardından, eldeki verileri anlamlandırma konusunda yeniden en güvenilir yöntem olarak kabul görüyor. Bilim insanından jüri üyesine, şifre çözücüden tüketiciye dek, herkes bu yöntemden faydalanabiliyor.

1763'te Royal Society dergisinde, "Essay Towards Solving A Problem in the Doctrine of Chances" (Rastlantısallık Doktriniyle Problem Çözümü) başlıklı bir makale yayımlandı. Makalenin yazarı Thomas Bayes, o tarihten iki yıl önce ölmüş bir din adamıydı. Yazı, epeyce önemli bir bilimsel konuya açıklık getirmek amacındaydı: yeni elde edilen verilerin, bir kuramın doğruluğunun belirlenmesindeki etkisi.

Örneğin, bir futbol hakeminin tura gelme ihtimali yüksek hileli bir para kullandığından kuşkulandığınızı varsayın. Bunu belirlemek için, parayı 100 defa atıyorsunuz ve 59'unda tura geliyor. Bozuk para hilesiz olsaydı 50 civarında tura gelmesini beklerdiniz; dolayısıyla, kuşkularınızda haklı olduğunuza ilişkin elinizde yeterli veri olduğunu söyleyebilirsiniz. Ancak sorulması gereken bir soru var: Bu kanıtınız ne derece geçerli?

Paranın hilesiz olduğu varsayıldığında, bu kadar çok tura gelmesi olasılığı nedir? Bayes'in yaşadığı dönemde, matematikçiler pek de ilginç olmayan bu soruyu yanıtlayabiliyorlardı. Ancak konumuz bu değil, yapmak istediğimiz, "59 kez tura gelmesine rağmen para hilesiz olabilir mi?" sorusuna yanıt bulmak...

Bayes bu sorunun, Bayes Kuramı olarak bilinen bir formül kullanılarak yanıtlanabileceğini gösterdi. Formül, rastlantısal bir olayın gözleminden önce, öne sürülen varsayımlara ilişkin olasılıkların değerlendirilmesine dayanıyor.




Giriş yap
Kullanıcı adı:
Şifre:
Üye olmak için tıklayınız ↓

Giriş yap
Kullanıcı adı:
Şifre:
Üye olmak için tıklayınız ↓

BİLİM İNSANLARI
Atomik kuvvet mikroskobu Subscribers Only
HI-TECH
Esnek gelecek Subscribers Only
PRİZMA
Formula-1 tekniğine sahip keklikler
SORU-CEVAP
Çürüyen meyve neden kahverengiye dönüşür?
X DOSYALAR
Bütün dosyalar